Üzgünüz, tarayıcınız Marsh.com'u desteklemiyor.

En iyi kullanım için lütfen tarayıcınızı yükseltin:

X

BASIN MERKEZİ

2017 Yılında Dünya: Düşük İstihdam, Artan Ayrımcılık

İstanbul, TÜRKİYE   |   Çarşamba, 11 Ocak 2017

2017 Yılı Küresel Risk Raporu'ndan bazı önemli bulgular:

  • 2017 yılı Küresel Risk Raporu’na göre artan gelir eşitsizliği ve toplumsal kutuplaşma gibi eğilimler 2016 yılında politik değişimi tetikledi ve eğer acil eylemler alınmazsa, bu eğilimler 2017 yılındaki küresel riskleri şiddetlendirebilir.

  • Uluslararası iş birliğin ve uzun vadeli görüşlerin öne çıktığı daha kapsayıcı toplumlar inşa edilmesiyle risklerin kilit etmenleri durdurulabilir veya tersine çevrilebilir.

  • 5 çevresel risk en olası ve en etkili riskler arasında ilk defa yer alırken; iklim değişikliği, gelir eşitsizliği ve toplumsal kutuplaşma 2017 yılının en önemli riskleri arasında gösteriliyor.

Marsh &McLennan Şirketler Grubu ile Zurich Insurance Group stratejik ortaklığı ve Oxford Martin School (Oxford Üniversitesi), National University of Singapore, Wharton Risk Management ve Decision Processes Center (Pennsylvania Üniversitesi) ve 2017 Yılı Küresel Riskler Raporu’nun Danışma Kurulu uzmanlarının iş birliği ile hazırlanan Dünya Ekonomi Forumu 2017 Yılı Küresel Risk Raporu’nun bulgularına göre önümüzdeki 10 yıl içerisinde küresel gelişmeleri şekillendirecek önemli 3 trend: ekonomik eşitsizlik, toplumsal kutuplaşma ve yoğunlaşan çevresel tehlikeler. Bu nedenle önümüzdeki on yılda krizlerin ve dalgalanmaların artmasını önlemek adına dünya liderlerinin ortak aksiyonuna ihtiyaç duyulmaktadır. 

Bu yılki araştırmada yaklaşık 750 uzman, birbirlerini kuvvetlendirebilecek veya iç bağlantılarını değiştirebilecek 30 farklı küresel riski ve 13 belli başlı trendi değerlendirdi. Tüm dünyadaki güçlü politik itaatsizlik ve karmaşa karşısında, araştırmada 3 kilit bulgu ortaya çıkıyor: 

  • Mevcut düzen devam ediyor. Artan gelir ve refah eşitsizliği ile toplumsal kutuplaşma, önümüzdeki 10 yılda küresel gelişimleri belirleyecek önemli trendler arasında sırasıyla birinci ve üçüncü sırada yer alıyor. Benzer şekilde bu yılki ankette birbiriyle en bağlantılı iki riskin yüksek yapısal işsizlik veya eksik istihdam ve yoğun sosyal istikrarsızlık olduğu görülüyor.

  • Çevre riskleri daha ön plana çıkıyor. İklim değişikliği bu yıl iki numaralı önemli trend. Ayrıca ilk kez olarak anketteki beş çevresel risk, hem en olası hem en etkili riskler arasında yer alıyor. 

  • Toplumlar teknolojik değişikliklere ayak uyduramıyor. Uzmanlar gelişmekte olan 12 teknoloji arasında yapay zeka ve robotların yüksek potansiyel yararların olduğunu keşfettiler. Ancak aynı zamanda uzmanlar hem olumsuz sonuçlar için en yüksek potansiyele sahip hem de daha iyi yönetişim için en büyük gereksinim olduğunu belirtiyor 

2016 yılında ABD ve Çin dahil olmak üzere bir dizi ülkenin Paris Anlaşması'nı onaylamasıyla dünya iklim alanında önemli ilerleme kaydederken, Avrupa ve Kuzey Amerika'daki siyasi değişim bu ilerlemeyi riske atmaktadır. Ayrıca bu durum, liderlerin en acil ekonomik ve toplumsal risklerle mücadelesinde uluslararası düzeyde bir eylem planı üzerinde anlaşmaya varmasının zorluğunu vurguluyor. 

Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Rekabetçilik ve Riskler Başkanı Margareta Drzeniek-Hanouz şu açıklamalarda bulundu: “Politik ve ideolojik farklılıkların üstesinden gelmenin yollarını belirlemek ve kritik zorlukların çözümünde birlikte çalışmak için liderlerin bir acil eylem planı yapması gerekiyor. 2016 yılının iklim değişikliğine yönelik momentumun bunun mümkün olduğunu ve diğer riskleri sıfırlamayı amaçlayan uluslararası düzeyde toplu eylemlerin gerçekleştirilebileceğini gösteriyor.” 

‘Dünyanın en acil risklerinin nasıl ele alınması gerektiği’ konusu 17-20 Ocak tarihleri arasında Duyarlı ve Sorumlu Liderlik temasıyla toplanan 2017 Yılı Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısı’nın tartışma konusu olacak. 

Her ne kadar 2016 yılı konsensus beklentileriyle çatışan dramatik siyasi sonuçları ile hatırlansa da, Küresel Risk Raporu son on yılda düzenli olarak toplumsal ve ekonomik risklerin kalıcı bir kümesinin gerçek dünyanın bozulmasına yol açabileceği yönündeki uyarı işaretleri veriyor. 

  • 2006 yılında Küresel Riskler, gizliliğin bertaraf edilmesinin toplumsal bütünleşmeyi azaltacağını belirtiyordu. O zamanlarda bu durum %1’in altında bir ihtimalle en kötü senaryo olarak sınıflandırılıyordu.

  • ‘Gerçek ötesi’ 2016’da yılın kelimesi olmadan çok önce, 2013 yılında, Küresel Riskler güvenin yıprandığını ve kalite kontrol sistemlerini korumak için daha iyi teşviklere ihtiyacımız olduğunu gözlemleyerek yanlış bilgilendirmenin hızlı yayılmasına vurgu yapmıştı. 

Düşük karbonlu bir geleceğe hazırlıktan ve yeni küresel ekonomik ve jeopolitik gerçeklere uyum sağlamak için eşi benzeri görülmemiş bir teknolojik değişimden geçen dünyanın karmaşık geçişleri, liderlerin uzun vadeli düşünme, yatırım ve uluslararası iş birliği uygulamasına daha da fazla önem addetmektedir. 

Zurich Sigorta Grubu’nun Risk Başkanı Cecilia Reyes durumu şöyle özetliyor: "Teknolojik ilerlemenin de zorluklar yarattığı yıkıcı zamanlarda yaşıyoruz. Düzgün bir yönetişim ve işçilerin yeniden beceri kazanımı olmadan, teknoloji meslekleri yarattığından daha hızlı ortadan kaldıracaktır. Hükümetler artık tarihsel düzeyde sosyal korumayı sağlayamaması ve yeni politik liderlerin toplumsal zorluklar için küreselleşmeyi suçlaması, düşük ekonomik büyümenin sadece eşitsizliği kuvvetlendirdiği kısır döngüler yaratıyor. Hükümet finansmanlarının daha da bozulmasını ve toplumsal huzursuzluğun şiddetlenmesini önlemek için iş birliği önemlidir.” 

Dördüncü Endüstri Devrimi'nin küresel riskleri artırma eğilimi, Rapor'un Küresel Risk Algılama Araştırması'nda da incelenmiştir.12 farklı gelişmekte olan teknolojinin analizlerine dayanarak uzmanlar yapay zeka ve robotları hem olumsuz sonuçlar için en yüksek potansiyele sahip hem de daha iyi yönetişim için en büyük gereksinim olduğunu belirtiyor. Ekonomik büyümeyi sürdürme ve kompleks zorlukları çözme potansiyeline rağmen uzmanlar 12 teknoloji arasından yapay zeka ve robotları; ekonomik, jeopolitik ve teknolojik risklerin en büyük etmeni olarak gösteriyor.

Marsh Global Risk ve Özel Riskler Başkanı John Drzik’e göre “Yapay zeka üretimden ulaşıma, finansal kurumlardan sağlığa birçok sektörde çarpıcı faydalar sağlama potansiyeline sahiptir. Buna rağmen yapay zekaya olan bağımlılığın artması yeni riskleri ortaya çıkarabilir veya siber ve sosyal istikrarsızlık gibi mevcut riskleri kuvvetlendirebilir.” 

Üçüncü kez Global Riskler Raporu aynı zamanda şirketlerinin, kendi ülkelerindeki global riskleri nasıl algıladıkları ile ilgili ülke düzeyinde veriler de sağlamaktadır.

About Marsh

Marsh is a global leader in insurance broking and risk management. Marsh helps clients succeed by defining, designing, and delivering innovative industry-specific solutions that help them effectively manage risk. Marsh’s approximately 30,000 colleagues work together to serve clients in more than 130 countries. Marsh is a wholly owned subsidiary of Marsh & McLennan Companies (NYSE: MMC), a global professional services firm offering clients advice and solutions in the areas of risk, strategy, and people. With annual revenue of USD 13 billion and approximately 60,000 colleagues worldwide, Marsh & McLennan Companies is also the parent company of Guy Carpenter, a leader in providing risk and reinsurance intermediary services; Mercer, a leader in talent, health, retirement, and investment consulting; and Oliver Wyman, a leader in management consulting.